Mustafa Sabri Beşer msbeser@gmail.com

Cehaletin/Nefretin bu kadarı da fazla…

İnsan bir şeyi söylemeden veya yazmadan önce bir araştırır. “Yazacağım veya söyleyeceğim şey acaba doğru mu” diye titizlenir ki başkalarını töhmet altında bırakmasın veya kendisi cahil durumuna düşmesin.

Bu satırları yazmama ve sinir katsayımın artmasına neden olan kişi Berna Laçin.

Sosyal medyada yazdığı kin ve nefret kokan Laçin’in paylaşımı: “İdam çözüm olsaydı Medine toprakları tecavüzde rekor kırmazdı. Konuşturmayın şimdi beni! Bırakın artık bilim insanları, nörologlar, psikiyatrlar, psikologlar toplum bilimciler, hukukçular el birliği verip çare üretsin. Devlet, tribün sesleriyle toplum inşa etmez.”

İlk paragraftan mülhem anlıyoruz ki; araştırma gibi bir hassasiyetin çok uzağında bilinçli bir şekilde zikredilmiş düşmanca bir söz.

Bu tweeti okuduğumda ilk önce kendi kendime “Eyvah” dedim. “Acaba Medine’de bir tecavüz olayı mı işlendi?” O endişeyle araştırdım ama gördüm ki ne Medine’de ne de civarında herhangi bir tecavüz olayı işlenmiş.

Rahatladım ama “Cehaletin/Nefretin bu kadarı da fazla” demekten kendimi alamadım.

Gerek genel tarih okumalarımdan gerekse de İslam tarihi okumalarımdan biliyorum ki Medine şehri tarihin hiçbir döneminde Laçin’in iddia ettiği gibi bırakın tecavüz rekoru kırmayı tecavüzle anılmadı bile.

İslam’la tanışmadan önce “Yesrib” adını taşıyan şehir İslam’la müşerref olmasının hemen ardından medeniyet anlamına gelen “Medine” adını aldı. O zamandan beridir de medeniyetin beşiği olan şehir hep Efendimizle, ilim ve irfanla, yetiştirdiği âlimlerle ve insanlara yol göstermiş, önderlik etmiş insanlarla anıldı.   

Medine-i Münevvere her daim emniyetin, saadetin şehri oldu.

“İnsanlığa müjdeleyici, uyarıcı ve rahmet olarak” gönderilmiş insanlığın Sultanı Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) inşa ettiği İslam medeniyetinin beşiği oldu. Ne geçmişte ne de günümüzde hiçbir zaman asla kötü bir şekilde anılmadı.

Eğer malum iddianın sahibi hanımefendi birazcık araştırma yapma zahmetine girseydi bahsettiğim konuyu hemen fark edecekti. Velakin dedik ya niyet nefret ve düşmanlık olunca cehalet bas bas bağırıyor…

Laçin, üniversite mezunu olabilir, okumuş, diploma sahibi olmuş olabilir ama bunlar onu maalesef “cehalet”ten “nefrete mağlup” olmaktan kurtaramıyor.

“Benim oyumla dağdaki çobanın oyu bir mi yani şimdi” diye küçümsedikleri insanlar böyle bir yanlış ve hata yapmaz. Yapmaz çünkü inançlı ve insaflıdırlar. Değerlerine sahip çıkarlar.

Peki Laçin niye böyle bir yanlış ve hata yapıyor?

Çünkü derdi üzüm yemek değil de ondan…

Onun derdi İslam’la ve Müslümanlarla…

Onun derdi karşı tarafa çakmakla ve tabiri caizse gol atmakla…

Derdi bir yaraya merhem olmak değil…

Eğer olsaydı böyle bir cahillik göstermezdi…

Eğer olsaydı hassas bir konu üzerinden nefretini kusmazdı...

Yahu, ortada bir insanlık suçu var… Bir vahşet var…

Hiç kimsenin rıza gösteremeyeceği, lanetleyeceği bir suç var…

Birlik olup sorunu elbirliği ile çözmek varken karşı tarafı dışlamak niye?

Siz bu kafayla, bu nefretinizle hiçbir soruna çözüm üretemezsiniz?

Tam tersi yeni sorunlar üretir, tecavüzcülerin, ırz düşmanlarının ekmeğine yağ sürersiniz…

Böylesine bir insanlık suçunda da bir kamplaşmaya imza atıyorsunuz ya…

Tebrik ederim Berna Laçin…

Bravo size…

Bu yaklaşım tarzınız ve İslam düşmanlığınız sorunu çözümsüz hale götürüyor.

Lütfen birazcık değerlere ve kutsiyete saygı…

Lütfen biraz hassasiyet Berna Hanım…

Birazcık olsun hassasiyet…

Biracık olsun insaf...

SOSYAL MEDYA TAKİP 

twitter.com/msbeser

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm yazılarını göster