Mustafa Sabri Beşer msbeser@gmail.com

Brunson’da mutlu son için…

Türkiye, kendini dünyanın efendisi ilan eden ABD ile giriştiği mücadelede hem içeride hem de dışarıda büyük bir destek görüyor. Ancak eğer dikkat edilmezse şu anda lehimizde esen rüzgâr bir anda aleyhimize dönüp bizi alabora edebilir!

Bunun olmaması için devletimizin ve devleti idare edenlerin çok ama çok dikkatli olmaları gerekiyor.

Millet olarak da her türlü adımlarımızı, sosyal medya paylaşımlarımızı dahi hassasiyet süzgecinden geçirerek devletimize yardımcı olmalıyız.

Amerika Birleşik Devletleri ile sözde Rahip Andrew Craig Brunson’un serbest bırakılması noktasında başlayan kriz ABD’nin attığı adımlar sonucunda ülkemizi ekonomik olarak oldukça zor bir pozisyona sürükledi.

Dolar, Euro ve altındaki hızlı yükseliş ABD’yi emellerini gerçekleştirecek bir noktaya taşıyor gibi gözükse de nihai sonuç emellerine ulaştırmayacaktır.

Ancak burada ilginçtir ABD’nin umduğunun tersine bir tablo ortaya çıktı. Bu tablo gururlandırıcı bir tarih sahnesi olarak kayıtlara geçecektir.

ABD tarafından ekonomik kriz sonrası hükümete baskı yapması beklenen halk adeta kenetlenerek ülkesine sahip çıkıyor.

Her türlü zorluğa göğüs germeye hazır olduğunu ilan eden millet, Brunson krizinde hükümetin yanında yer alarak destekliyor. Bu da ABD’nin emellerine ulaşmasını zorlaştırıyor.

Bu kenetlenme ilerleyen zaman diliminde ABD'yi daha da zora sokacak güzel günlerin habercisi.

İçeriden gelen bu destek uluslararası arenada da makes buluyor.

Türkiye, ABD’ye boğun eğmeme konusunda dünyanın değişik coğrafyalarındaki devletler tarafından destekleniyor.

ABD "sarı inek" stratejisi ile yapmaya çalıştığı hamlelerin Türkiye'ye karşı sökmediğini ve tutmadığını görmeye başladı bile.

Amerika kıtasından Asya’ya, Afrika’dan Arap coğrafyasına kadar birçok devlet açıktan veya dolaylı bir şekilde Türkiye’yi destekliyor.

Hatta bu destekler bir noktada birleşerek ABD’nin dolar hegemonyasını kıracak bir güce dönüşme potansiyelini de taşıyor.

İşte tam da bu noktada devletimizin azami dikkat göstermesi gereken bir durum ortaya çıkıyor.

Eğer sözde Rahip Andrew Craig Brunson’ın başına bir şeyler gelirse  –bir saldırı veya suikast- lehimize olan bu rüzgâr bir anda aleyhimize dönüp ABD’nin elini güçlendirebilir.

Sözde bir din adamı olan Brunsan’a yapılacak bir saldırı veya suikast Hristiyan dünyasının karşımızda konumlanmasına sebebiyet verebilir.

Brunson’a yapılacak bir saldırı kendini bilmez birisi tarafından yapılabileceği gibi ülkemizi zorda bırakmak isteyen başta CİA ve MOSSAD olmak üzere istihbarat örgütleri veya Türkiye ile sorunu olan terör örgütleri tarafından gerçekleştirilebilir.

“Yok canım, olmaz öyle şey” diyenlere FETÖ'cüler tarafından gerçekleştirilen Rusya Büyükelçisi Andrey Karlov’un bir suikast sonucu öldürülmesini hatırlatırım.

Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerinin bozulmasını isteyen terör örgütleri gözlerini kırpmadan Rus büyükelçiyi öldürmüşlerdi.

Her ne kadar burada amaca ulaşılamamış olsa da Brunson’a yönelik bir saldırı veya suikastın kimin ekmeğine yağ süreceği çok aşikâr.

Adeta yedi düvele karşı bağımsızlık mücadelesi verdiğimiz ve hem içeride hem de dışarıda olumlu bir destek yakaladığımız haklı davamızda yalnız kalmamak için devlet yetkililerimizin son derece dikkatli ve uyanık olmaları gerekiyor.

“Su uyur düşman uyumaz” misali devletimizi ve milletimizi alaşağı etmek isteyenlerin her türlü alçak girişimde bulunabilecekleri ihtimalini gözden kaçırmamamız gerekiyor.

Sözde Rahip Brunson krizinde mutlu sona ulaşabilmek ve ABD’nin sırtını yere getirebilmek için millet ve devlet olarak çok dikkatli ve teyakkuzda olmamız gerekiyor.

Yoksa en ufak bir ihmalimiz telafisi imkânsız sonuçlara yol açabilir.

Allah, bu en zor günlerimizde millet ve devlet olarak basiretimizi açık eylesin, birliğimizi ve dirliğimizi kaim eylesin…

SOSYAL MEDYA TAKİP 

twitter.com/msbeser

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm yazılarını göster