Abdullah YILMAZ abdullah.yilmaz@internethaber.com

Baba olmak yada olamamak

Evin diregi ,hayatın koca çınarı benzetmeleride ağaçtan ibaret tasvirin kahramanı.
Yaptıklarıyla karşılaştığı itibara uymayan, zıtlıklar içinde kutlanan zorlama bir gün: babalar günü
Anneler gününün gölgesinde ,cılız ve çiçekten yoksun sadece gömlek yada kıravata bağlanmış çocukların vefa ,esnafın hasılat günü
Baba olmak zor iştir
Günleri olmadığını düşünecek kadar mütevazi kişilikler
En son onlar duyar,saklanır söylenmez bazan evin tek kelimeyle yanlız ları
İlk aşkları kızları bile bir gün yalnız bırakır onu. Sitatikocu, kuralcı, özgürlük alanlarını kıstlayan olarak görünürler.
Uykusuz gecelerin perisi sanılır anneler, ancak uyurmuş gibi görünüp sabahın ilk ışıklarında yine ayaktadır çünkü o koruyucu kollayıcıdır.
Ekmeğini taştan çıkarmak zorunda,ailenin nafakası, haytın tüm yükü sırtında dır, ama bükülen belini hiç belli etmez.
O güçlü olmak zorundadır.
Ellerinde nasır, alnındaki derin yarıklar anlatır aslında tüm hayatının aşamasını
Ağlamaz, ağlayanlara dayanamaz,sert göründüğü kadar yufka yüreklidir,
Onu duygusal filimlerde gizli gizli ağlarken hiç görmediniz mi?
Nettir,düzdür politika bilmez, sadece sever,

Eşini sever, çocuklarını sever ama onun da sevgiye ihtiyacı olduğu hiç akıllara gelmez.
O her şeyi düşünmek zorundadır,çocuklarının geleceğini,güvenliğini,onurunu namusunu.hatta onlar için ölür
Kendi ihtiraslarını öldürür.
Önceliği yoktur.kendi yamalı ayakkabısının içinde ıslak çorabını dert etmez,derdi çocuklarının lüksüdür.
Kendi yaşayamadıklarını yaşatmak ister, çocuklarının sevincini sahiplenir,onlara verebildikleri kadar babadır ve iyi baba olmak için çabalar durur.
Buraya kadar tamam yazdıklarım doğrudur da, birde hayatın gerçekleri var....
Hani çok da metiye düzmeme gerek yok baba şöyledir baba böyledir diye.
Baba olmak güdülerimizde bize şifrelenen görevlerin yerine gtirilmesi olayıdır.
İçlerinde genetik olarak mutasyona maruz kalıp babalık vasıflarını taşımayanlar çıksa da onlardan zaten olayın dışındalar bu duygunun farkında bile değildirler.bu yüzden kötüsüne bakıp sıtandart babayı süper baba yapmanın gereği yok.
Adı büyük ,manası derin baba olmak.
İşte bunun misyonunu taşımak,kısacası baba olmanın bir bedeli vardır,doyurmayacaksan, giydirmeyeceksen, koruyup kollayıp onu geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için fedakarlıklara katlanmayacaksan, bırak baba olmayı evlenmeyeceksin bile.
Sevilmek için yada saygı duyulmak için baba olunmaz.verdiklerinin faturası karşılık olarak çocuklardan umulmaz.
Kısacası ekeceksin ki bitsin,seni onurlandıran mutlu eden biri olsun.
Aslında baba yı çocuğunun ayakları üstünde duracağını görmek mutlu eder , durduğunda da hayat bayramdır ona.
Babalar değerlidir, ama evlada sahip olmak bir baba için daha da değerlidir,çünkü bilinç altında üreme çoğalma vardır, bunu başardı mı ,yine de baba olunmaz.
Baba vardır eşkiya üretir, baba vardır ev halkına eziyettir.
Gerçek baba huzur veren, evladını yetiştirendir.
Böyle babalara selam olsun...

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm yazılarını göster