19 Eylül 2018 00:48

Abdullah YILMAZ abdullah.yilmaz@internethaber.com

Af gelecek diye doğru iş yapan kalmadı.

Olur mu demeyin oluyor

Düzensizliklere düzen geliyor

Seçim öncesi, özellikle bu seçim çarpık, ruhsatsız, kaçak binalara, işgal edilen devlet arazilerine yasal zemin sağlanacak, vergisini vermeyen, çeşitli nedenlerle cezaya kalanlar, cezasını ödemeyenler, binasına fazla kat atıp iskân alamayanlar, bayram havasında seçime gidecek.

Boğazda, ormanda, sahilde, neyin varsa olmayan, oluyor bu seçimde

Adı ne olsun?

Şeker tadında seçim

Çalışan, vergisini veren, kanuna nizama harfiyen uyan vatandaşa ne olacak?

Onlar zaten şeker gibi

Yazık değil mi?

Hukuksuz mal edinimini masumlaştıranlar, yönetime geldiklerinde nasıl düzeni sağlayacaklar.

 Af gelecek diye doğru iş yapan kalmadı.

Devletin malını işgal edenler, üç katılık temele beş kat dikenler, denetimsiz bina yapımında demir yerine betona tel döşeyenler, sinekten yağ çıkaran fırsatçılar Şimdi barış sayesinde tapusuz, iskansız binalarına kavuşacaklar.

Rantlar, KAZANÇLAR, havalarda uçuşacak

 Yani emlak piyasası hızlanacak…

İki dudak arasında her şey

Ne olacak?

Vatandaşın tamamı mutlumu olacak,

Bence değil

Af ve ulufe dağıtımından seçmen oldukça rahatsız.

Bu uygulama, dimyata pirinç için gidenleri bulgursuz bırakabilir.

Seçim öncesi cömertlik sadece iktidarı değil, tüm Türkiye’nin cebini ilgilendirmez mi?

Sen hazine arazisini işgal edene tapu vereceksin, işgalciyi akıllı, devletin karşısında hukuka saygılı, haddini bilen vatandaşı aptal yerine mi koyacaksın.

Hani şahsi çıkarların, milletin çıkarı karşısında hiçbir değeri yoktu.

Demek ki Yapanın yanına kar kaldığı düzen, düzensizlik değilmiş...

Birde alt yapı gerekçesi, kentsel dönüşüm yalanı var, biz aslında masumane ülkeyi düşünüyoruz,

Derenin taşıyla derenin kuşunu vuruyoruz.

Af la toplanan paralarla Van dan İstanbul’a kadar uzanan deprem kuşağındaki riskli binaları yenileyeceğiz.

İnanır mısın,

O senin niyetine bağlı

Sen üç katın üstüne beş kat yapanı af ederek o binanın depremde sıkıntı yaşayacağını akıl edemiyor musun?

Depreme karşı, ruhsatsız, iskansız, kaçak binaları af ederek mi savaş açacaksın

Bunu anlayacak akıl bende yok

Emekliye iki bayram da bin lira verecek

Herkesin yüzünde çiçek açıyor, niye sıkıntı büyük şimdiden yeri belli paranın.

Oysaki emeklinin yılları karşılığında aldığı para, üniversitede okuyan bir öğrenci harçlığı bile değil. İki Bayramda değil de her gün yıllanmış yüzleri güldürsek diyen yok.

Bu arada Muhalefetten ses çıkmıyor

Olur mu arkadaş, bu yaptığın, düpedüz seçim rüşvetidir, bu kadarda olmaz diyemiyor, malum çevrelerden kaybedeceği oyu düşünüp, pişkince Önce biz düşünmüştük yarışına giriyor

Parti gözetmeden söylüyorum, Hepsinin kafa bir, çünkü siyaset genetikleri aynı,

Az gelişmiş demokrasi hastalığındalar.

Sanki Ülkede yapılan düzenleme ve düzeltmeler uyumsuz ve kanunsuzlar üzerine kurgulanmış

Masum vatandaşa el uzatan yok, nasıl olsa sesleri çıkmıyor.

Keşke alan eller kadar, veren ellere de uzanabilse devletin şefkati,o zaman eşitlik ilkesine inanırdım.

İpe götürüp ipten kurtaranların, namuslu insanları hırsız etmesidir asıl gerçek.

Yüksek vergilerle beli bükülen insana hele gel iki ay soluklan demektir.

Çünkü sana ihtiyacım var.

Dur, bu yük sana fazla, birazını alayım rahat nefes al diyen yok.

Çünkü seçim bitti….

Bu seçim işleri doğru işlemiyor arkadaşlar, bu gibi atraksiyonlar yandaş, yoldaş, mürit yaratır ama seçmen kazandırmaz,

Yarın fazlasını veren çıkarsa senin yanında da durmaz…

Milleti döşürücü yapmayın