25 Nisan 2017 17:28

Necati Şatana necati@internetspor.com

“Türbanlı Eşinizi Boşayın”

Bu türban takıntısı ülke gündemini zaman zaman meşgul edecek. Daha şimdiden bir buçuk yıl sonrasının cumhurbaşkanlığı seçimi gündemde sıcak tutuluyor. Önemli olan kimin cumhurbaşkanı olacağı değil, cumhurbaşkanı olacak kişinin eşinin türbanlı olup olmayacağı.

Bu takıntı ülkemizde kişiliklerin nasıl ötelendiğini, simgenin ve görünümün nasıl öne alındığını gösteriyor. Yani işi yapacak olan cumhurbaşkanı ama onun kim olacağından çok eşinin türban takıp takmayacağı insanların zihinlerini daha çok meşgul ediyor.

Cumhurbaşkanı olacak kişinin eşi türbansız olursa tüm dertler bitecek, laiklik her türlü tehlike ve tehditten bertaraf edilmiş olacak ve ülkemiz çağdaş bir görünüme kavuşacak!

Ben Çankaya’ya çıkacak kişinin eşinin kılık ve kıyafetinden çok kendi kafa yapısına, Türkiye gibi büyük bir ülkeyi temsil edebilme yeteneğine, vizyon ve misyonuna, stratejik düşünebilmesine ve gerçekten de cumhuru (halkı) kucaklayabilme özelliğine bakarım.

Bunun dışında kişinin eşi hangi renk kıyafeti tercih ediyor, benim umurumda olmaz. Ama başta da ifade ettik ya, simge bizde “öz”den daha önemli. Bu yüzden de simgesel bazlı düzenlemelere gereğinden fazla atıflar yapılıyor.

Ülkemizde türban takıntısı kronik bir sorun. Bunu hayat memat meselesi olarak görenler var. Böyle olunca da “türbansız bir Çankaya” için çeşitli öneriler getiriliyor.

Ben acizane daha önce bir öneri getirmiştim! Resepsiyonlarda “eşli-eşsiz” ayırımları yapılırken, ben bu tür resepsiyonlara katılması mecburi olan devlet erkanı içerisinde eşi türbanlı olanlar varsa, devletin onlara türbansız olması şartıyla ikinci bir eş ile evlenme izni verebileceğini ifade etmiştim! Böylelikle resepsiyonlar ve “kamusal alanlar” türbandan arındırılabilecekti!

Bir emekli general ise Çankaya’yı türbandan korumak için en az benim önerim kadar uç bir teklifle bugün gazetelere konu olmuş. Generalimiz bu dahiyane (ilginç bir zihni sinir projesi) buluşunu şöyle ifade ediyor: “Eğer eşleriniz sizi dinlemiyorlar da dini inancımızdır falan diyorlarsa, boşayın!”. Evet, aslında bu kadar basit, boşa gitsin!

Aslında türban bağlamlı tartışmalar Türkiye’de kadının ne kadar ikinci sınıf insan muamelesi gördüğünün izharıdır. Bunlar kadın ya, sizin dediğinizi yapacaklar, yapmazlarsa işte size paşadan öneriler...

Generalin “milliyetçi değilseniz vatan hainisiniz” sözü de en az yukarıdaki öneri kadar ilginç. İnsanları düz bir mantıkla iki nokta arasına sıkıştırmaktan başka bir şey değil. Tamam vatan haini olmamak için milliyetçi olalım, ama bu milliyetçilik ile sizin düşüncelerinize yansıyanlar arasında hayli fark var.

Siz kendiniz gibi düşünenler dışındakilere yaşama hakkı vermiyorsunuz ki! Onları boşa atıyorsunuz, dışa atıyorsunuz!

Sözün Özü

Öne sürdüğünüz fikirler çok saçmaysa, ortada saçmalıklar kol gezdiğindendir.

Not: Bu yazıyı okuyanlar bir önceki yazıyı da okumayı ihmal etmesinler. Çünkü bu yazı, önceki vaktini doldurmadan damdan iner gibi geldi!